"Bazen öyle adamlar çıkıyor ki karşına, verdiği minicik bir şeyle bile yetiniyorsun, şikayet de neymiş, seve seve..."
French Oje
Bazen hayatına bir takım insanlar aniden giriş yapabiliyor. Seni bir anda etkileyip sonra bir anda etki alanından uzaklaşabiliyor. Hayır nedenini düşünüyorsun ama bulamayabiliyorsun. Hep olasılık hesaplarıyla uğraşıyorsun. Ne oldu, neden gitti, iyiydik gibi laflar dönüp dolaştıkça yani demek istediğim şey sen neden gittiğini anlayamayınca olasılıkların girmesi çok normal işin içine. Olasılıksız çünkü sana göre Zar Adam'ın aniden çekip gitmesi.
Şu hayatta tecrübe ettiğim (tabi ilişki namına konuşuyorum) en güzel şey erkeklere hemen istediği şeyi vermemektedir. Bu sadece cinsellik boyutu da değil olayın, kimi erkek duygusallık istiyor kimisi arkadaşlığı ön planda tutuyor, erkeğine göre değişiyor yani. Ben bunun ayrımını yapamıyorum hiç.
Bunun nedeni bence pat diye kimseyle birlikte olmuyor olmam. Önce tanıyorum, bir arkadaşlık kuruyorum, beğenirsem, seversem, etkilenirsem birlikte oluyorum. Hal böyle olunca da ona o kadar çok alışmış oluyorum ki, yabancılık çekmiyorum, sanıyorum ki biz aslında yıllardır birlikteyiz pat her şeyimle onun oluyorum, o da benim. Çok hızlıyım yani, yapımda var galiba bu.
Sondan bir önceki tecrübem de yaşadığım şey de buydu galiba, neden bir anda soğudu anlayamadım bugün düşündüğümde de anlayamıyorum. Uyum sağlamıştık, muhabbetimiz tatlıydı, birbirimize göreydik, o biraz daha çocuk ruhluydu ama benim de ondan aşağı kalır yanım yoktu.
Hah işte bu diyebilirdim bence, öyle bir hissiyata sahiptim. Onun bana sarılması hoşuma gitmişti, elimi tutması çok bir heyecan yaratmasa da eli elime göreydi. Yani demem o ki bundan 1 kaç ay sonra çok uyumlu ve eğlenceli bir çift olabilirdik biz. Tek sorun şuydu ben bir ilişki istemiyordum sanırım o da istemiyordu ama biz mutluyduk bu halimizle.
Sabah uyandığımda pişman olmuştum kabul, şimdi biz sevgili olursak diye bir korku oluşmuştu, ondan kaçtım hatta, bir anda uf ankaraya gitcem ben dedim ve gittim. Oluyor böyle arada nedenini bilmediğim bir kaçma isteği geliyor, gitmiyor. Sonra mesaj attı, beklenti içerisinde olmak istemedim bu yüzden çoğuna kısa cevaplar verdim, bu kesinlikle onu hayatımda istemediğim manasına gelmiyordu, hayır. Aslında istiyordum, ama çok istemekten korkuyordum, olursa olurdu zaten. Mesajlarımızın miladı o gündü galiba, sonrasında pek rahat değildik, adı konulmamış ama yaşanılmış bir şeyler vardı, arkadaşlığımız da tehlikedeydi ve ben aptal aptal soğuk davrandığım için gelecek ilişkilerimiz de.
Sonra bir anda karar verdim, korkmamalıydım, istiyorsam ve istiyorsa görüşebilirdik. Bu sefer o soğumaya başladı. Her gece sabahlara kadar mesajlaşan biz artık mesajlaşmıyorduk, bırak mesajlaşmayı konuşmuyorduk bile. Buluşalım dedim, olmadı. Şunu yapalım dedim, yine olmadı. Biraz üzüldüm bu duruma kabul ediyorum; ama bu saçma ilişkimsi şey de bana çok şey öğretti.
Sanırım başka türlü bir şey benim istediğim.
Yavaş yavaş başlamam lazım bir ilişkiye. Bugüne kadar hep pat diye oldu belki de ondan yürütemiyorum, sıkılıyorum ilişkilerden. Bir kere senden hoşlanıyorum lafını duymayı istiyorum mesela. Çocukça ama o konuşmayı yapmak istiyorum ölmeden :)
Sonra korkmamak ve kaçmamak istiyorum. Uyandığımda, pişmanlık duyduğumda, beni telkin etmesini istiyorum karşımdaki insanın. Hemen anında geçirse o pişmanlığı bir de böylesini denesem ve kaçmasam ilişkiden.
Bu sefer değişiklik istiyorum.
Bu sefer önce arkadaşlık istemiyorum.
Bana senden hoşlanıyorum desin istiyorum, biraz liselim kıvamında olsun istiyorum :P
Empati istiyorum (:
Çok gibi görünen az şeyleri istiyorum.
Herkesin istediğini istiyorum.
Mutlu olmak ve mutlu etmek istiyorum.
O Zar Adam artık sessizce uzaklaşmasın istiyorum. . .
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder