28.06.2011
Ve Tanrı yarattı. . .
Ve Tanrı bence önce kadını yarattı, sonra baktı kadın iflah olmaz bir çeneye sahip sıkıldı bunaldı ve sonunda Tanrı erkeği yarattı. Nalet olsun niye yarattı bu erkekleri diyen kadınlardan değilim ben. Yakın arkadaş grubuna dahil ettiğim insanların çoğu erkektir, dünyada en çok sevebileceğim insan erkektir, yanında ağlamaktan çekinmeyeceğim insan erkektir, yanında gücümü göstereceğim şov yapacağım insan erkektir. Durum böyle sürüp giderken ve onlarsız bir hayat düşünemezken erkeklere b*k atmaya gerek yok iyi ki varsınız. Lakin izlediğim bir dizi de duyduğum en güzel replik olan "bana ama'dan sonrasını söyle hacım" temalı söz işte burada devreye giriyor. AMAAAAA. . .
Ve Tanrı kıskançlığı yaratıyor ve Tanrı egoistliği, bencilliği, tribal enfeksiyonu, kısıtlamaları, dövmeyi, sövmeyi, küfretmeyi yaratıyor. Yaratıyor babam yaratıyor durmadan yaratıyor ve bunları yukarıda yarattığını söylediğim iki mahluğuna eşit(!) olarak bölüyor. İşte tam da burada film kopuyor senaryo karmaşıklaşıyor, mutlu mesut bahtiyar filan olan bu varlıklar bu huyları edindikten sonra birbirlerine hem daha sıkı bağlarla hem de daha sıkı sinirlerle bağlanıyorlar.
Ve Tanrı durmuyor iki nalet ama bir o kadar da tatlı hormonu yaratıyor: Östrojen ve Testosteron. İşte bundan sonra işler oldukça karışıyor, savaş başlıyor, başlıyor, başlıyor, vallahi bugün oldu hala bitmiyor. Östrojenimin testosteronuyla kavga etmediği bir er kişi yok şu dünyada şimdilik :)
Ve sonra yine Tanrı birilerine "yürrrüüü yaaa kulum" derken birilerine de "sen otur oturduğun yerde" diyor. İşte bende sürekli oturuyorum bu aralar. Otur otur sıkılıyor insan bir süre sonra yeni arayışlara giriyor. Dönüp eskilere bakıyor ki bu hareket çok yanlış bir yerde okumuştum şimdi tam hatırlayamıyorum çok güzel bir söz var "Sen hiç içinden kurt çıkan elmayı gönül rahatlığıyla yemeye devam edebilir misin?".Yani türkçe meali eskilerden bir yol olmaz şekerim. Onun içinden bir kere kurt çıktığını görmüşsün tekrar çıkmayacağı ne malum? diyerek onları eliyorsun.
Sonra yenilere bakıyorsun, sadece bakıyorsun ama çünkü eğer gerçekten etkilenseydin o adamlardan sende yürürdün ya kulu. İşte bunu bilerek onları da eliyorsun.
Sonra utangaçlığın aklına geliyor, sonra kendini en baştan birine anlatmak tarzı klasik cümleler teker teker geçiyor aklından, sonra o oluyor, sonra bu geliyor, sonra şu geçiyor derken bir bakmışsın Tanrı yalnızlığı yaratmışmış ve sen aslında yalnızlığına çok da alışmışsın ve sen aslında hayatına birinin girmesinden domuzlar gibi korkar olmuşsun ve sen aslında Tanrı'nın sana "sen otur oturduğun yerde" demesine minnet duymuşsun.
Sevgi, Saygı!
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder