30.05.2011

Duble İlişkiler/2.Depresyonda değilim, unutulmadım ama aldatıldım onlardan ayrıldım çok da fifi dedim!







"Dünya tersine dönse affetmem" dediğim pek çok insan var olmuş olabilir hayatımda. Tahmin edeceğiniz üzere bunlar yine duble ilişkilerimde sorunlar yaşadığım erkek müsvettelerinden oluşmakta genel olarak. Aslında çok da sabırlı, fedakar, yufka yürekli bir insanım lakin bu duble ilişki konusunda yapmaktan da nefret ettiğim, yapılmasından da nefret ettiğim bir kaç şey var. Aldatmak ve aldatılmak gibi!
      "İki medeni insanız biz" derken yanlış hatırlamıyorsam Murat Boz, iyi demiş vallahi. Okumuş hala okumakta belirli bir entelektüel(ki ben bunu yıllardır entellektüel sanırdım galiba pek ulaşamamışım o seviyeye),kültürel seviyeye ulaşmış, aile sevgisi görmüş, düzenli manita yapmış, arkadaşlık-dostluk bağlarından anlayan en önemlisi 20 küsur yıldır düzenli olarak iletişimimizi konuşarak sağlayan insanlar olarak bazı şeyleri konuşabilmeliyiz değil mi? Ama çevremize baktığımızda gördüğümüz tek şey aldatan aldatılan insanlar bunun yanı sıra karşısındaki insana dürüstçe "böyleyken böyle" diyebilen insan sayısı da yok denecek kadar az, buna ben de dahilim<evet bende aldattım>. Peki insanlar neden aldatır? Neden aldatılır? Tam olarak bir bilgim yok ama başıma gelen olaylara bakarsak belki sorun bende mi onlarda mı anlayabiliriz. 

1. Depresyonda değilim, unutulmadım ama aldatıldım onlardan ayrıldım çok da fifi dedim!


Bende her kadın gibi bir değil pek çok kez aldatıldığımı düşünmekteyim. Bunlar benim hayal ürünlerim aslında biri dışında doğruluk payı var mıdır bilmiyorum ama ayrıldıktan kısa bir süre sonra gördüğüm,işittiğim somut ve soyut olaylardan aldatıldığımı düşünüyorum. Doğruyu söylemek gerekirse yahut başka bir açıdan bakmak gerekirse duble ilişkilerde "yazık" olan ben olayım istemiş de olabilirim, ajitasyondan kim ölmüş değil mi?

İçlerinde en acılı olan Ketıl'ın beni aldatmış olma ihtimaliydi. Kendisi en uzun ilişkim olmakla birlikte, hayatımda ilk defa "evlensek çoluk çocuk bebe mebe yapsak kocacım karıcıım desek 60 yıl bir yastıkta kocasak" dedirtmiş bir yardır. Her neyse üniversiteyi farklı şehirlerde kazanınca östrojen-testosteron savaşımız da başlamış oldu. Bu savaş bir yana kendisi amatör ve "underground" çevrede gayet ünlü bir rapçiydi. Hal böyle olunca İstanbul'da konser vermesi ve bu konserlerde çevresinde dolaşan garip kılıklı hatunların olması beni çileden çıkarttıkça çıkardı. Bir ziyaretimde kız arkadaşlarından biri "yaaaa ketıl hani geçen gün bize senin evde nargile yapmıştın yaaaağğğğğ yineeee yapsaaaağnaaaağğğ" diyince bende şalterler attı doğal olarak. Meğer beyimiz ben evimde mışıl mışıl "karıcııım kocacııım" düşünürken elin havai faişeklerine nargileler yaparmış hemde benim aldığım nargileyle. Bunun üzerine onun e-mailine bir kızdan gelen mailde ikisinin hayli samimi<ki ben bi erkek arkadaşımla o kadar samimi olsam beni 100 kere mor çatıya sığındırırdı!> pozunu yakalayınca bizim kırılmaz, bozulmaz sandığımız ilişkimizde araya annemin girmesiyle orta yerinden çatladı.

       Burada söylemek istediğim şey hiç bir ilişkide insanlar birbirlerine şifrelerini vermemeli herkesin kendine saklaması gereken özel hayatı olmalı ki böyle paranoyaklıklar yaşanmasın!


Araya aile büyükleri<ki genelde balıklama atlayan benim annem olurdu> girince artık Ketılcığım ailemin yüzüne bakamamaya başladı ve bu durumdan da beni suçlayıp sürekli rencide edip sindirdi. Artık ben kendine güvensiz ürkek bir yavru ceylandım höt dedi mi korkup ağlamaya başlardım. Anamdan, babamdan çekmedim ondan çektiğim kadar. İlişkimizin sonu dananın da kuyruğunun koptuğu an idi. Şiddetli bir kavga sonrası bana sözler veren, karşımda seni seviyorum beni bırakma diyen ketılım beni güzel güzel Ankara'ya yolladı. Ben bütün sıkıntıların bittiğini sanırken pazartesi olup okula gittiği andan itibaren verilen sözlerde yerini ilgisiz ketıla bıraktı ve ayrıldım. Aradan 1 ay geçti ya da geçmedi kuzeninin facebookunda bir kızla ketılımın deniz kıyısında bir resmini görüverdim. Bir çatlarpatlarım olsa ketılımda karşımda olsa alnının ortasına bir adet sıkardım o denli deliydim gözü kara deliydim. Kuzeni arkadaş olduklarına yemin etse de ben bir kere şüphelenmiştim sonra ne zaman engelimi açsa emesenden iletisinde özge(W) yazar olmuştu(evet hatunun adı özge!). Engellediğim zaman da o isim siliniyordu. Bu şüphelerime bir yanıt veren olmadı hiç ama o kızla hala görüştüğünü daha geçen gün kanıtladım kızın hotmailini buldum güncelleştirmelerinde ketıl ile tavla oynadı ketıl kazandı yazıyordu, eh takdir sizin!

Az biraz psikopat olma ihtimalim var hala araştırıyorum akıl fikir ihsan eylesin Tanrı bana!


Sıra geldi Mike'ın beni aldatma ihtimaline. Mike'ı daha önce anlatmıştım kulak arkasında mike*lar gezen ama iyi yürekli sevgili-arkadaş karışımım idi. Çok sevmiyordum anlayacağınız daha doğrusu sevgili olarak görmüyordum kendisini. Biz birlikteyken ben buna şu kız sana bakıyor demiştim, baktığı da yok haa kızın, kokoş bir şey zaten güzel desen güzel değil çirkin desen çirkin değil garip bir hatun, maksat azıcık Mike'ın kendine güveni gelsin bütün ipleri benim elime vermesin istememdi. Sonra bu kıza bakmaya başlamış galiba kız da kendine ilk defa bir erkeğin baktığını görünce buna bakmaya başlamıştır kesin.
Hayal gücüm oldukça kuvvetli değil mi?!

Facebooktan ekledi kız bunu kıskançlıktan ölüyorum tabi ben kendi ellerimle veriverdim çocuğu nasıl pişmanım nasıl kuduruyorum sinirden anlatamam. Sonra ben ayrıldım sıkılınca bundan bu da kendini Kübrasının kollarına atıverdi ay pardon kübüşünün. Hala çıkıyorlar mı bilmiyorum ama ne zaman Ankara'ya gitsem ve sınıfça görüşsek(Mike'ta sınıftan olduğundan buluşurduk bir ara) kız bundan ayrılıyor benim güzelliğimi çekemiyor tabiiiiiiiii hahayt!
Gencim güzelim kübüşü bilem kıskandırırım diyesim geldi (:

İşte ben böyle bir insanım, bütün eşşeklerin aklına karpuz kabuğunu kendi ellerimle sokarım Somali'de de aynen böyle oldu. İlk ayrıldığımızda "Gökçe'yle çıkar bu kesin ileride" demiştim içimden, o zamanlarda bugünkü kadar samimiyetleri yokmuş ama sevgili 6. hissim beni yine yarı yolda bırakmadı. Benim Somali benden sonra Gökçe'den hoşlanmaya başlamış. Aradan yıllar geçti biz Eskişehir'de tekrar birlikte olmaya başladık hatırlayacağınız üzere, her şey güzel giderken bir arkadaşım bana somalinin benden sonra gökçeden hoşlandığını söyledi, bende gittim Somali'ye "yani istiyorsan ayrılalım git onla çık benim için sorun olmaz" diyerek kavga çıkardım, Somaliciğimde "ben seni seviyorum ne alaka" diyerek geri püskürttü beni. Lakin ben bir kere eşşek Somalinin aklına soktum karpuz kabuğu Gökçeyi. Çocukcağız düşünmeye başlamıştır o günden sonra. Gökçe de çok iyi niyetli tatlı bir kız, uzaktan tanısam da liseden beri onun hakkında hep güzel şeyler duyarım buradan söyleyeyim Somaliciğimi elimden almış bile olsa helali hoş olsun Gökçeciğime bir somalinin lafı bile olmaz aramızda.
Böyle de Sezar'ın hakkını Sezar'a veren bir yapım var nalet olsun ki!


Her neyse bu muhabbet geçti biz ilişkimize devam ettik sonra bende bir kopukluk oldu ve bunun başına gelen kötü bir olayda onun yanında ben değil de Gökçeciğim var oldu. Aklı da oraya kaymıştır tabi Somalinin. Gel zaman git zaman biz ayrıldık bu yanında olmama durumu yüzünden. Araya zaman girsin düzeltiriz dedi lakin olmadı ben araya zaman girmesini istemedim adama dar ettim dünyayı. 3 ay boyunca sıkıştırınca o da aklında Gökçenin var olduğunu söyleyip benim kadınlık onurumu zedeleyiverdi. Çok da iyi etti aslına bakarsanız karakterli bir adammış ki bunu yüzüme söyleyecek cesareti topladı. Gerçi beni oyalayarak dünya üzerindeki en büyük karaktersizliği sergiledi ama olsun karaktersizlik:1 milyon karakterlilik:1 olunca bile saygımı kazanıyor Somali.

Bir de arkadaşlarıma sarkan sevgililerim(2 adet) oldu ki onların adlarını ağzıma bile almak istemiyorum. Şeref yoksunluğu diz boyu bana göre.
Şerefsiz demek istemedim kimsenin şerefini eleştirmek bana kalmamış! Haddimi biliyorum.


Bu 3 örneğe bakarsak benim gibi kadınların yaptığı hatalar bağırıyor resmen.

  • Eşşeğin aklına karpuz kabuğu düşürmeyeceksin. Geçmiş geçmiştir aklına getirmeyeceksin ki kalbine oradan da diline düşmesin adamın azıcık vicdan yapsın bırakın "yazık" desin size. Eğer iyi bir sevgiliyseniz o kadını da unutturursunuz elbet. Kadın olmak ne güzel şey!
  • Sevgiliyle her şeyi paylaş ama şifreyi paylaşma. Bazen görmeden hissetmek görüp de hissetmekten daha iyi olabiliyor. O da sizinkileri görmesin gençliğimizin baharında azıcık özel hayatımız olmayacak da ne zaman olacak?
  • Kimsenin özgüvenine el atmaya kalkışmayın sonra özgüven patlaması yaşayıp size yol verebilir. Kendi eserinizin başka hatunlarla hoplayıp zıplamasına bakmak hoş bir şey mi? Ben hiç gurur duymam yani o eserden.
  • Uzak ilişki bünyeye zarar. Ne kendime güvenirim ne karşımdakine insanoğlu ve insankızıyız ne de olsa aklımız fikrimiz dıptırırırırı da. 
  • Taktik maktik yapmamak lazım ilişki de aman kaçarsam kovalar filan yok öyle şeyler kaçarsan havai faişekleri kovalar seni niye kovalasın tööbe tööbe.
Aman öyle işte bu üçünü çekiştirmeyi seviyorum. 
2. Bölüm Sonu...

Öptüm, kib, bye!

2 yorum:

öoy dedi ki...

üstad bi de okuttun ya bana helal olsun.akıcı yazı olmuş.öpt kib bye

kıpkırmızı başlıklı kız dedi ki...

teşekkür ederim öoy (: öpt,kib,bye!